16 Nisan 2009 Perşembe

İSVEÇ'TEN ... Yitikler Üzerine ... (Ali Haydar Nergis)

Nebi Dadaloğlu ile eşi Bahar Dadaloğlu Köy Enstitülü öğretmenlerimdi.

Ben, ne öğrendimse onlardan öğrendim.

Nebi öğretmenim, başında sürekli taşıdığı köylü kasketini ara sıra çıkardı mı, altından düzgün, geriye doğru taranmış, gür, siyah saçları görünürdü.

Beden eğitimi dersinde nefes nefese kaldığımızda:

“Çocuklar,yüz metreyi mi, yoksa bin metreye mi koşacaksınız? Eğer hedefiniz bin metre ise nefesinizi iyi ayarlamanız gerekir.Yoksa, yorulur, yollarda kalırsınız!” derdi.

Onun bu sözünü, zaman zaman, yaşantımın en kritik anlarında anımsadığım oldu...

Pazarören Avşarı Nebi ve Bahar Dadaloğlu, Köy Enstitüsünü bitirerek evlendikten sonra, kimsenin gitmek istemediği dağ köylerinde çalışmayı görev bilmişler. Düzdekileri eğitmenin nasıl olsa bir yolu bulunurdu.Önemli olan, aydınlatmanın ışığını kuş uçmaz, kervan geçmez yerlerdeki çocuklara ulaştırmaktı.

...

Ankara Atatürk Lisesi’ne başladığım yıllarda onların izini yeniden bulmuştum.

Nebi Hocam, Ulus’ta, Demir İş Hanı’nda kurduğu Köyün Çocuğu adlı yayınevinde çocuk kitapları ve halk şiiri tarzındaki şiirlerini yayımlıyordu.

“Gardaşlarım”, “Gıllı Çarık” ve “Ellerimiz”, bu kitaplardan bazılarıydı.

12 Mart darbesinden sonra Nebi öğretmenim bu kitaplardan dolayı yargılanmış,ilgili mahkeme kitapların yakılmasına karar vermiş, bir meydanda üst üste yığılan “Ellerimiz”, “Gıllı Çarık” ve “Gardaşlarım” adlı kitapların elde kalan sayıları ateşe verilmişti..

...

Ali Haydar Nergis alihaydar@acikgazete.com 23 Temmuz 2006

Kaynak: http://www.acikgazete.com/?action=journalist&aid=2063

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder